Bloğuma hoşgeldin adını bilmediğim okuyucu

Yazmak oldum olası bana "çekici" gelmiştir. İnsan ardında bir şeyler bırakmak için mi yoksa yaşadıklarını unutur korkusuyla mı yazma ihtiyacı duyar bilinmez ama mağaradaki kayalardan günümüzdeki bilgisayar ekranına yazmaya kadar ilerletmiş bu işi. Bu süregelen yazma ihtiyacı bende de aynen devam ediyor. Haliyle bende kağıt kalem kullanımından dünyanın vazgeçilmezi olan blog yazılarına ilerlettim bu işi..

14 Ocak 2014 Salı

Yazmaya geri döndüm:))


Yazmak aslında en keyif aldığım şeylerden biri iken son zamanlarda en az yaptığım şey galiba. Bu akşam bu uzun araya bir son vermek için oturdum bilgisayarın karşısına.

Madem ara verdim o zaman benim için heyecanlı ve keyifli bir şeyle başlayayım dedim. Aslında uzun zamandır hazırlamış olmama rağmen ancak bu gün kaleme alabiliyorum Can Batur'un doğumunu.

Heyecanla bekleyenler, dünyaya gelecek olan minik için harika hazırlıklar, heyecanlı bir anne adayı, doğuma girip eşine destek olmak isteyen bir baba adayı ve sorunsuz bir doğum...

İtiraf edeyim, hikaye bu kadar kısa anlatılırken aslında "an"ın parçası olmak duyguyu çok daha yoğun hissettiriyor bana:) Keyfi doyumsuz bir meslek doğum fotoğrafçılığı.
                                                                                                                                                                                                                                                    


  



Oda süslemeleri konusunda Emine Balcı'nın ellerine sağlık diyeceğim, gerçekten herşey eksiksizdi. Ellerinize sağlık...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder