Bloğuma hoşgeldin adını bilmediğim okuyucu

Yazmak oldum olası bana "çekici" gelmiştir. İnsan ardında bir şeyler bırakmak için mi yoksa yaşadıklarını unutur korkusuyla mı yazma ihtiyacı duyar bilinmez ama mağaradaki kayalardan günümüzdeki bilgisayar ekranına yazmaya kadar ilerletmiş bu işi. Bu süregelen yazma ihtiyacı bende de aynen devam ediyor. Haliyle bende kağıt kalem kullanımından dünyanın vazgeçilmezi olan blog yazılarına ilerlettim bu işi..
proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Özportre

Dün akşam yazmaya fırsatım olamadı çünkü eve vardığımda saat çoktan geceyarısını geçmişti...

İfsak'ta önce "özportre" konulu proje toplantısına arkasından da fotoğraf değerlendirme toplantısına katıldım. Özportre bir yılı aşkın bir süredir devam eden bir süreç. Ufuk Hoca'nın fotoğraflarıma yaptığı yorumlar için mutlu oldum. Bu fotoğraflar hangileri? neredeler? diye merak eden oluyorsa sergiye kadar beklemeleri gerekecek maalesef.

Özportre oldukça zor bir konu bence. İnsanın kendini ifade etmesi zorken bir de bunu fotoğraf karelerinde yapmaya çalışması işi biraz daha karmaşıklaştırıyor. Ama bir o kadar da keyifli kılıyor. Özportre benim için kendi fiziksel özelliklerimin dışında iç dünyamın karmaşıklığını, çözebildiğim ya da çözemediğim soruları da içinde barındırıyor. Daha çok içten dışa yol olan bir eylem. Bu nedenle üzeri(m)nde düşünmek gerekiyor. Salt olarak kendimi yansıtan fotoğraflar da özportre olabilirdi elbette ama fotoğrafında diğer sanat dallarıyla uğraşanlar gibi öznel bir tarafı var. Bu nedenle kendimi ifadelendirme şeklimle karelerimde kendimi bulacağım...

Proje toplantısı sonrasında fotoğraf değerlendirme toplantısına katıldım. Yeni arkadaşların geçen hafta sonu yaptığı çekimlerinin değerlendirmesi vardı. Bazı kareler gerçekten farklı bakış açısı olanları ön plana çıkarıyor. Ama bu başlangıçta bu bakışa sahip olamayanların kendi bakışlarını geliştiremeyecekleri anlamına gelmiyor tabi. Kendi bakışımızı geliştirmek kendimizi geliştirmekle paralel gidiyor aslında. Hayattan ne kadar çok beslenirsek karelerimize o kadar çok şey katabiliriz. Bunu asla unutmamak gerekir.

4 Nisan 2010 Pazar

Çocuklarla Birlikte Fotoğraf Çekiyoruz..

Bu gün benim için oldukça keyifli bir gündü. Gökçe ve İrem'le birlikte fotoğraf çekmeye çıktık. İkisi de henüz 10 yaşında. Fotoğraf çekmeye öyle meraklılar ki..

Fotoğraf çekerken onlara söylediğim şeyleri can kulağıyla dinleyip, uygulamaya çalışmaları ve heyecanları görmeye değerdi. Ama en çok “Bu gün çok güzeldi. İçimde çok güzel bir şey var. Bu hiç kaçmasın istiyorum” ve “Fotoğraf çekmek çok güzel bir şey” sözlerini duymak gerçekten keyif vericiydi.

Günün sonunda bir sonraki gezi planımız, bir fotoğraf projemiz ve birlikte geçen eğlenceli ve hareketli zamanın ardından yorgunluğumuz vardı. Projemizden henüz bahsetmeyeceğim çünkü bir adı olmasını istiyoruz öncelikle:) Ama sergiye sizleri mutlaka davet edeceğim..

Birlikte çok güzel geçen vaktin ardından bir kaç enstantane..